Avni Kıran

Hayatta hatasız insan olmaz; herkes hata yapar ve cezasını da kendisi çeker. Bu söze itiraz edecek kimse çıkmaz herhalde. Benim sizlere bu yazıda anlatacağım olay, iyi niyetle fakat iyi düşünülmeden verilen bir kararı kapsıyor. Kararın cezasını da hiç hak etmediği halde kendisi hakkında hatalı karar verilen kişi çekiyor.

Daha iyi anlaşılabilmesi için anlatmaya, son yıllarda her zamandan daha fazla popüler olan “Futbol” oyunundaki hakem hatalarından bir örnek vererek başlayalım isterseniz. Futbolcu hata yapmamıştır ve hakem olayı yanlış değerlendirdiğinden, o futbolcuya kırmızı kart göstererek kendisini oyun dışı bırakmıştır. Hakem hatalıdır ama oyuncu cezalıdır. Her iki taraf da istenmeden gelişen bu sevimsiz olaydan dolayı üzgündür.

Aslında burada vurgulamak istediğim konu iş yönetimi ile ilgilidir ve verilen hatalı karara göre, hernekadar her iki taraf da kararı memnuniyet ve sevinçle karşılasa da, sonuçta karara konu olan kişi üzülecektir ve o kişi o an bunun farkında bile değildir.

Şimdi konuyu daha da fazla dolandırmadan açıklamaya başlayalım:  Şöyle ki: Bir organizasyonda bir üst pozisyon boşalmıştır ve üst düzey yönetici buraya liyakatli bir eleman seçip terfi ettirmek mecburiyetindedir. Konuyu yeterli incelemediği ve üzerinde düşünmediği taktirde yapacağı hatanın zararını organizasyon çekeceği gibi, sonuçta faturayı günahsız olarak terfiine sevinen kişi ödeyebilecektir.

Neden futbol hakemi örneğini verdim? Bakın, kritik noktaları vurgulamak için şu kıyaslamalara giriyorum.

  • Futbol hakeminin verdiği hatalı kararın ceremesini futbolcu bir maç oynamayarak çeker; ancak kendisi için ödüllendirme olarak terfi kararının cezasını, taşıyamayacağı yükün altına sokulan eleman yaşamı boyunca çekecektir
  • Futbol hakemi saniyeler içinde karar vermek mecburiyetindedir, hatası tolore edilebilir. İş yöneticisinin ise düşünmeye zamanı vardır ve böyle bir terfi kararı öncesinde, iki defa düşünmelidir.
  • Futbol hakeminin kararı bir ceza kararıdır. İş yöneticisinin kararı ise bir liyakatın tespiti ile kişinin ödüllendirilmesidir. Kişi tabii olarak bu karara sevinecektir. Bir üst seviyeye gelmek kimi memnun etmez ki? Kim daha fazla gelir, daha iyi bir ünvan taşımak istemez ki ?
  • İşte bir üst seviyeye terfii ettirilecek eleman ile ilgili kritik noktalar. O an kimse olayın tehlikesini görmez ve seviçle karşılar ancak hatalı verilen bu kararı zaman affetmez. Bu nedenle karar veren yönetici veya varsa bu karara onay veren yöneticilerin bu konuda zaman içinde üzüntü ve vicdan azabı çekmemek bakımından çok iyi düşünmeleri gerekir.

Neden bu konuya değindim de, organizasyonlarda alınan başka hatalı kararları dile getirmedim. Zira yukarıda örneğini verdiğim bir kararın neticeleri çok kısa zamanda alınmaz ve çoğu kez bütün ilgililer verilen karardan memnundurlar ve yapılan hatayı da hemen fark etmezler. Belki terfi eden kişi ile yakın çalışma arkadaşları, kişiyi iyi tahlil etmişlerse durumu bilirler, ancak kıskançlığa gireceğinden onlar da ses çıkarmazlar.  Ancak kararı veren yönetici için durum bu kadar basit değildir. Zira o daha evvel bu yollardan geçmiştir ve yollarda karşılaşılacak taşları ve çukurları bilmesi ve hesabını ona göre yapması gerekir; yoksa kişinin sevinci bir zaman sonra hüsrana dönüşür. Yönetici ise hatayı kendi yapmıştır, artık atsa atamaz, satsa satamaz.

Özetle bir üst düzey yöneticinin hatalı kararının faturası zaman içinde, o gün sevinç içinde olan ve terfi ettirilen kişiye şu veya bu şekilde çıkacaktır. Dolayısıyla tüm yöneticilerin hayati kararlar almadan önce ince eleyip, sık dokumalarını öneririm.

Avni Kıran – Emekli yönetici

Bir Yorum Yazın